Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların;
a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri,
b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri,
c) 4 (c) bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri,
d) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri,
e) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri,
f) Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
g) Grev ve lokavtta geçen süreleri,
h) Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri,
ı) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreleri,
i) Bu bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri,
j) Sigortalı olmaksızın, 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre yurt dışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmı,
kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.
(i) bendi kapsamında borçlanılacak sürelere ilişkin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmiş olması halinde, genel sağlık sigortası primi ödenmiş bu sürelere ilişkin borçlanma tutarı % 20 oranı üzerinden hesaplanır.
Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir.
Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
Borçlanılan süreler, uzun vadeli sigorta ve genel sağlık sigortası bakımından;
a) Birinci fıkranın (a), (b), (d), (e), (f), (g), (h) ve (j) bentleri gereği borçlananlar, borçlandığı tarihteki 4 üncü maddenin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) Birinci fıkranın (c) ve (ı) bentleri gereği borçlananlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine, (i) bendine göre borçlananlar ise 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre,
sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda; borçlanılan prime esas gün sayısı borçlanılan ilgili aylara mal edilir. Seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgarî kazanca oranlanarak, söz konusu oran ilgili ayın prime esas asgarî kazancı ile çarpılır. Bulunan tutar, ilgili ayın prime esas kazancı kabul edilir. Ancak hesaplanan prime esas kazanç hiçbir suretle o ayın prime esas azamî kazancını geçemez.
5510 Sayılı kanunun 41. maddesinin (b) bendi ile muvazzaf ve ihtiyat askerlikte er ve 01.01.1950 tarihinden sonra yedek subay okulunda öğrenci olarak geçen sürelerin borçlandırılmasına imkan sağlamıştır.
Yedek subay okulunda ve hazırlık kıtasında 01.01.1950 tarihinden önce geçen süreler hizmet sürelerine dahil edildiğinden, bu süreler ayrıca borçlandırılmayacaktır. Ancak, 01.01.1950 tarihinden önce hazırlık kıtasına veya yedek subay okuluna duhul etmiş olup da, okul devresinin tamamı veya bir kısmı 01.01.1950 tarihinden sonraya isabet edenler de okul devresinin 01.01.1950 tarihinden sonraki kısmını borçlanabileceklerdir.
Yedek subay okulunda öğrenci iken veya muvazzaf veya ihtiyat askerliğini er olarak yapmakta bulundukları sırada vazife malulü olmaları sebebiyle kendilerine vazife ve harp malullüğü aylığı bağlananların, öğrencilikte ve askerlikte geçen süreleri, Kanunun 4. maddesinin (a) ve (b) bentlerine göre çalışmaları halinde borçlandırılacaktır.
Yapılacak askerlik borçlanmalarında, hava değişimlerinin 1111 sayılı Askerlik Kanunun yayımlandığı 17.12.1927 tarihine kadar 1 yılının, bu tarihten sonra ise 3 ayının askerlik süresi olarak dikkate alınması gerektiğinden, hava değişimi sürelerinin 17.12.1927 tarihine kadar 1 yılı, bu tarihten sonra ise 3 ayı aşan kısmı ile hastalık veya cezai bir sebeple uzayan süreler borçlandırılmayacaktır.
Askerliğini er olarak yapanların aksi bir durum bulunmadıkça, esarette geçen süreleri muvazzaf askerlik hizmetinden sayıldığından bu süreler de borçlandırılacaktır.
1803 sayılı Af Kanununun 15. maddesinin (b) fıkrası uyarınca her derecedeki askeri okullarda diğer öğrenim kurumlarında Milli Savunma Bakanlığı adına ve hesabına öğrenim yapan askeri öğrencilerden, 07.02.1974 tarihine kadar gerek disiplinsizlik ve gerekse başka nedenlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlerin (kendi isteği ile ayrılanlar hariç) okulda geçen süreleri askerliklerine sayıldığından, 18 yaşından sonra geçmiş olması şartıyla ve o tarihte emsallerinin tabi olduğu muvazzaf askerlik süresini geçmemek üzere okul süreleri borçlandırılacaklardır.
Askeri liselerden mezun olduktan sonra harp okuluna giden veya Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına yüksekokullara devam edenlerin bu okullardan, istekleri dışında, disiplinsizlik veya başka bir nedenle
ayrılanların, sadece harp okulu veya yüksekokulda geçen sürelerinin (emsallerinin tabi olduğu askerlik süresini geçmemek üzere) borçlandırılması, askeri lisede geçen sürelerin ise borçlanma dışında bırakılması gerekmektedir.
1111 sayılı Kanuna göre askerlik hizmetini er öğretmen olarak yapanların kıtada maaşsız olarak geçen süreleri borçlandırılacaktır.
Askerlik görevini 1965-1967 yılları arasında er olarak yapanların 29.12.1967 tarihini geçmemek üzere, 1962-1964 yılları arasında er olarak yapanların ise 31.10.1964 tarihini aşmamak üzere Kıbrıs olayları nedeniyle uzayan askerlik süreleri herhangi bir araştırmaya gerek kalmaksızın borçlandırılacaktır.
Fiili askerlik hizmeti silahaltına alınmakla başlayıp terhis tarihinde sona erdiğinden, 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendine tabi olan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlarla (3) numaralı alt bendine tabi olan anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları ile diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortaklarının sigortalılıkları askerlik yaptıkları sürede de devam edebileceğinden, askerlik yaparken söz konusu sigortalılıkları devam edenlerin askerlik süreleri borçlandırılmayacaktır. Askere gidenler 4a lı çalışmalarını sürdüremezler fakat 4b li olabilirler.
Türk vatandaşlığına alınanlardan vatandaşlığa alındıkları tarihte 22 yaşını doldurmuş olanlardan geldikleri ülkelerde yaptıkları askerlik sürelerini belgeleyenler belgede kayıtlı süreyi, belgede kayıtlı sürenin olmaması veya Türkiye’deki emsallerinin yaptığı askerlik süresinden fazla olması hallerinde emsalleri kadar borçlandırılacaklardır.
Türk vatandaşı olduğu halde vatandaşlıktan çıkıp yeniden vatandaşlığa alınanlardan vatandaşlığa alındıkları tarihte 22 yaşını doldurmuş olanların da 1111 sayılı Kanun gereğince askerlik yapmaları zorunlu olduğundan bu durumda olanlardan yaptıkları fiili askerlik sürelerini belgelemeleri istenerek borçlanma işlemleri buna göre sonuçlandırılacaktır.
Vatandaşların askerlik başlama tarihleri, ilk sigorta giriş tarihinden önce olması halinde sigorta başlangıçları borçlanma yaptıkları gün kadar geriye çekilecektir.
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların 41 inci maddeye göre yapacakları borçlanma taleplerinde de tescil edilmiş olma şartı dışında herhangi bir şart aranmayacaktır. Bu nedenle, 1/10/2008 tarihinden önce 1479 ve 2926 sayılı kanunlar gereğince aktif sigortalı olmamaları nedeniyle askerlik borçlanma talepleri reddedilen sigortalı ve hak sahiplerinin 1/10/2008 tarihinden sonra yeniden müracaatları halinde borçlanma işlemleri aktif sigortalı olma şartı aranmaksızın sonuçlandırılacaktır.
5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi 6552 sayılı kanunla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri borçlanabileceklerdir. Artık SSK , BAĞ-KUR, Emekli sandığına mensup kadın sigortalılar da borçlanma yapabilecek ve ayrıca borçlanma sayısı 3 e çıkarılmıştır.
2014/32 SAYILI GENELGE’ YE GÖRE
Kadın sigortalının 2 yaşını doldurmamış herhangi bir çocuğu (en fazla üç çocuk) eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinmesi halinde evlat edinilen çocuklar için de, doğum borçlanması yapılabilecektir.
“Borçlanma Talep Dilekçesinde “Çocuk evlat edinildi ise:” alanındaki “Evet” kutucuğunu işaretleyen ya da, çocuğun evlat edinilmesi nedeniyle doğum borçlanması yapmak istediğini beyan edenlerden evlat edinmeye ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ilgili birimleri tarafından düzenlenen “Evlat Edinme Öncesi Geçici Bakın Sözleşmesinin (EK-33) bir örneği istenecek, çocuğun evlat edinildiği tarih olarak sözleşme onay tarihi esas alınarak borçlanma işlemleri sonuçlandırılacaktır.
Bu sigortalılar için doğum borçlanmasının başlangıç tarihi, sözleşme onay tarihinden itibaren başlayacak olup, doğum borçlanmasının başlangıcı sözleşme tarihinden önce olamayacaktır. Evlat edinilen çocuk için yapılacak borçlanmalarda çocuğun doğum tarihi esas alınarak iki yıllık süreyi aşmamak koşuluyla evlat edinilen tarihten sonraki süreler borçlandırılacaktır.
Mahkeme kararı ile çocuğunun yaş tarihini değiştiren bayan sigortalının borçlanma yaparken borçlanma süresinde dikkate alınacak tarih 2016/20 sayılı genelgede şu şekilde belirlenmektedir;
Kanunun 57 nci maddesi gereğince uzun ve kısa vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanmada sigortaların yararlanmaya bağlamadan önceki yaş düzeltmeleri kabul edilmekte, sigortalılıkları bağlatılanların sigortalılık başlangıç tarihinden sonra yaptıkları yaş düzeltmeleri ise dikkate alınmamaktadır. Bu durumda yaş düzeltmelerine ilişkin mahkeme kararlarına istinaden tescil kütüklerinin tashihli yaşla ilgili bölümleri düzeltilecek ancak, uzun ve kısa vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortasına tabi olunduktan sonra yapılan düzeltmelerde sigortalılık hak ve mükellefiyetinin düzeltilmeden önceki yaşa göre belirleneceği sigortalılara bildirilecektir.
2016/20 Sayılı Genelgeye Göre;
“Doğum borçlanması yapılan süre aynı zamanda sigortalılık süresi olarak da dikkate alındığından doğum borçlanması yapılacak çocuğun yaş düzeltmesi ile ilgili olarak 2013/11 sayılı genelgedeki “5-Yaş Düzeltmeleri” başlıklı bölümü doğrultusunda işlem yapılacaktır.
Örnek- 15/7/1979-2/3/1981 tarihleri arasında 506 sayılı Kanuna tabi çalışan kadın sigortalı 15/12/1982 ve 14/11/1985 tarihlerinde doğum yapmıştır. 20/6/2014 tarihli doğum borçlanması müracaatında; doğum tarihi 14/11/1985 olan çocuğunun mahkeme kararı ile doğum tarihinin 14/11/1983 olarak değiştirildiği anlaşılmış olup doğum borçlanması işlemlerinde 14/11/1983 tarihi değil, 14/11/1985 tarihi esas alınarak borçlanma süresi belirlenecektir.”
Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesidir.
17/03/1987 tarihine kadar Almanya’yı terk etmiş vatandaşlarımız Türkiye’de mecburi sigortalı olsalar bile bekleme süresinden etkilenmezler, istedikleri takdirde primleri iade edilir.
İkili sosyal güvenlik sözleşmesinin yapılmış olması yabancı ülkelerde çalışan vatandaşlarımıza önemli haklar sağlamaktadır.
İkili sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış olması durumunda sözleşmenin tarafı olan ülkeler, diğer ülkede geçen sigortalılık hizmetlerini kendi ülkesinde geçmiş gibi kabul etmektedir. Bu durum, yabancı bir ülkede çalışan bir Türk vatandaşının, borçlanma yapmaksızın/para ödemeksizin Türkiye’deki sigortalılık hizmetlerini yabancı ülkede, yabancı ülkede geçen sigortalılık hizmetlerini Türkiye’de emeklilik işlemlerinde (kısmi emekli aylığı) değerlendirebilmektedir. Yine, ikili sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış olan ülkede çalışan vatandaşlarımızın gerek kendileri, gerekse Türkiye’de ikamet eden aile fertleri, ikili sosyal güvenlik sözleşmesinin kapsamında kısa vadeli sigorta kollarının da olması durumunda Türkiye’deki sağlık yardımlarından veya o ülkenin sağlık yardımlarından ilgili ülkenin sigortalıları gibi yararlanabilmektedir.
Türkiye 23 ülke ile sosyal güvenlik sözleşmesi imzalamıştır. Türkiye bugün itibariyle aşağıda isimleri belirtilen 23 ülke ile ikili sosyal güvenlik sözleşmesi yapmıştır.
|
Ülke |
Yürürlük Tarihi |
UZUN VADE KISA VADE |
|
|
01. İNGİLTERE |
01.06.1961 |
+ - |
|
|
02. F.ALMANYA |
01.11.1965 |
+ + |
|
|
03. HOLLANDA |
01.02.1968 |
+ + |
|
|
04. BELÇİKA |
01.05.1968 |
+ + |
|
|
05. AVUSTURYA |
01.10.1969 |
+ + |
|
|
06. İSVİÇRE |
01.01.1972 |
+ - |
|
|
07. FRANSA |
01.08.1973 |
+ + |
|
|
08. DANİMARKA |
01.02.1978 |
+ - |
|
|
09. İSVEÇ |
01.05.1981 |
+ - |
|
|
10. NORVEÇ |
01.06.1981 |
+ - |
|
|
11. LİBYA |
01.09.1985 |
+ - |
|
|
12. K.K.T.C |
01.12.1988 |
+ + |
|
|
13. MAKEDONYA |
01.07.2000 |
+ + |
|
|
14. AZERBAYCAN |
09.08.2001 |
+ + |
|
|
15. ROMANYA |
01.03.2003 |
+ + |
|
|
16. GÜRCİSTAN |
20.11.2003 |
+ - |
|
|
17.BOSNA- HERSEK |
01.09.2004 |
+ + |
|
|
18. KANADA |
01.01.2005 |
+ - |
|
|
19. KEBEK |
01.01.2005 |
+ - |
|
|
20.ÇEK CUMHURİYETİ |
01.01.2005 |
+ + |
|
|
21. ARNAVUTLUK |
01.02.2005 |
+ + |
|
|
22. LÜKSEMBURG |
01.06.2006 |
+ + |
|
|
23. HIRVATİSTAN |
01.06.2012 |
+ + |
*Uzun Vadeli: malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası **Kısa Vadeli: iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası
Diğer taraftan, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının sosyal güvenliklerinin sağlanması bağlamında ülkemizde çıkarılan yasalarla yabancı ülkelerdeki çalışmaların hizmet borçlanması yapılarak emeklilik işlemlerinde değerlendirilebilmesi imkanı tanınmıştır. Bu amaçla, ilk olarak 07/06/1978 tarihinde yürürlüğe giren 2147 sayılı Kanun, daha sonra da 22/05/1985 tarihinde yürürlüğe giren 3201 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuştur.
Yurtdışı hizmet borçlanması belli şartların mevcut olması halinde yapılabilir.
3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı borçlanması yapabilmenin belli şartları vardır. Bunları aşağıda belirtildiği şekilde dört ana grupta toplayabiliriz.
1- Türk vatandaşı olmak,
2- Belirli nitelikte yurtdışı süreleri bulunmak,
3- Hizmetleri belgelendirmek
4- Yazılı istekte bulunmak,
Şimdi bu şartları sırayla açıklayalım.
Yurtdışı borçlanması yapacak kişinin Türk vatandaşı olması şarttır.
Yurtdışı hizmet borçlanmalarında, Türk vatandaşı olma şartının iki halde yerine getirilmesi zorunludur.
Bunlardan birincisi, borçlanılması istenilen sürelerde ilgilinin Türk vatandaşı olması, diğeri ise, Türk vatandaşlığında geçen süreleri borçlanma talebinde bulunan sigortalı veya hak sahibinin yazılı başvuru tarihi itibari ile Türk vatandaşı olmasıdır.
Dolayısıyla, bir kişi yurtdışı borçlanması yapmak isteği sürede Türk vatandaşı olmasına rağmen, hizmet borçlanması için başvurduğu tarihte Türk vatandaşlığı niteliği yoksa (vatandaşlıktan çıkmış/çıkarılmış) veya hizmet borçlanması için başvurduğu tarihte Türk vatandaşlığı niteliğine haiz olmasına rağmen, borçlanmak istediği sürelerde Türk vatandaşı niteliği yoksa yurtdışı hizmet borçlanması yapamaz.
Yurtdışı hizmet borçlanmasında belirli nitelikteki süreler borçlanılabilir.
3201 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre sadece aşağıda belirtilen süreler borçlanılabilir.
1-Yurtdışında geçen sigortalılık süreleri,
2-İşsizlik süreleri,
3-Ev kadını olarak geçen süreler,
Sigortalılık süresi deyiminden, borçlanma kapsamındaki sürenin bulunduğu ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış yada çalışılmış süre olarak kabul edilen süreler anlaşılmalıdır.
İşsizlik süresi ibaresi, ilgili ülke mevzuatına göre çalışma süreleri ile bu çalışma sürelerine eş değer süreler haricinde o ülkede geçen süreyi ifade etmektedir.
Ancak, işsizlik sürelerinin tamamı borçlanma kapsamında olmayıp, sigortalılık süreleri arasında veya sonunda her birinde olmak kaydıyla bir yıla kadar olan yurtdışında geçen işsizlik süreleri borçlandırılmaktadır. İkamet süreleri ve boşta geçen süreler de bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Yurtdışında ev kadını olarak geçen süreler ifadesinden, medeni durumlarına bakılmaksızın kadınların, sigortalılık süreleri haricinde yurtdışında bulundukları süreler anlaşılmalıdır.
Aşağıda belirtilen süreler yurtdışı borçlanması kapsamında değerlendirilmez.
1-18 yaşın doldurulmasından önce yurtdışında sigortalı olarak çalışılan süreler, işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen süreler,
2-Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce veya Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra yurtdışında sigortalı olarak çalışılan süreler, işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen süreler,
3-İkili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre kendilerine kısmi aylık bağlanmış olanların yurtdışında geçen sigortalılık süreleri arasında ve bu sürelerin bitim tarihinden sonraki işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen süreler,
4-Sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle çakışan yurtdışı süreleri, borçlandırılmamaktadır.
Yurtdışı borçlanması yapılacak olan sürelerin belgelenmesi şarttır.
Yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması için bunların borçlanma başvurusu sırasında belgelendirilmesi zorunludur.
Borçlanmanın yapılabilmesi için ibraz edilmesi gereken belgeler, ilgili ülkelerle sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış olup olmadığına göre aşağıda belirtilmiştir.
Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartları,
Sigortalıların çalıştıkları iş yerlerinin resmi kuruluşlara ait olması veya resmi kuruluşlarca ya da kamu kurumu olarak kabul edilen kuruluşlarca düzenlenmesi halinde, belgelerin ayrıca tasdikine gerek kalmaksızın; çalışılan ülkede iş yerinin ait olduğu belediyelerce düzenlenmiş hizmet belgeleri,
Vergi dairelerince çalışılan sürelere ilişkin düzenlenmiş belgeler,
İş bulma kurumlarınca işsizlikte geçen sürelere ilişkin verilen belgeler,
İlgili meslek kuruluşları veya birliklerince veya diğer resmi kuruluşlarca verilen hizmet belgeleri,
Yurtdışında kendi nam ve hesabına çalışanların bağlı oldukları vergi dairesi, ilgili meslek kuruluşu veya birliklerince verilen hizmet belgeleri,
Bulunulan ülkelerdeki Türk temsilciliklerinden (konsolosluk, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler vb.) alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgeleri, gibi hizmetin niteliğine uygun bir belge ile belgelendirilmesi gerekmektedir.
Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgeleri,
Yurtdışında çalıştıkları iş yerlerinden alacakları hizmet sürelerini gösterir bonservisleri ile birlikte pasaportlarında bulunan çalışma izinlerinin tercümeleri
Gemi adamlarının, çalıştıkları geminin bayrağını taşıdıkları ülkelerde bulunan Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler gibi temsilciliklerinden alacakları ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerini veya iş yerlerinden alacakları sigortalılık sürelerini gösterir bonservisleri ile gemilerde çalıştıklarını gösterir belgelerde kayıtlı bulunan çalışma izinlerinin tercümeleri ya da pasaportlarında çalışma süreleri ile örtüşen giriş-çıkış tarihlerini gösterir sayfaların örnekleri, gibi hizmetin niteliğine uygun bir belge ile belgelendirilmesi gerekmektedir.
Ev kadını olarak geçen süreler, ev kadınlarının yurtdışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesinin;
Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca veya yurtdışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesinden,
Çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerince ikamet belgesine istinaden düzenlenecek belgeden,
Yukarıdaki belirtilen şekillerde ikamet belgesi temin edilemiyorsa yurtdışına çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi yada emniyet müdürlüklerinden alacakları yurda giriş-çıkış çizelgesinden, biri ile belgelendirilmesi gerekmektedir.
Yurtdışı borçlanması yapılacak olan kişilerin yazılı talepte bulunması şarttır
Yurtdışında geçen çalışma veya ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılması ile ilgili olarak ilgili kişinin veya bunların hak sahiplerinin yazılı talepte bulunması şarttır.
Kural olarak yazılı müracaatın SGK’ nın 2008/44 sayılı Genelgesi ekinde yer alan “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin usulüne göre doldurulup imzalandıktan sonra doğrudan yada posta yolu ile ilgili SGK İl/Sosyal Güvenlik Merkezine verilmesi şeklinde yapılması gerekmektedir.
Bu matbu dilekçe dışında yurtdışı hizmet borçlanması isteğine dair yazılı dilekçe ile yapılan başvurular da kabul edilmekte, ancak, dilekçede yer alan bilgiler, borçlanma işleminin sonuçlandırılmasında yeterli değil ise ilgiliden Yurtdışı Borçlanma Talep Dilekçesinin temini yoluna gidilecektir.
Yurtdışı borçlanma bedeli, kişinin seçeceği günlük kazanç üzerinden hesaplanır.
2019 yılında yürürlüğe giren 7186 sayılı Kanunla 3201 sayılı Kanununda yapılan değişiklikle borçlanma miktarının tespitinde döviz esasından vazgeçilerek, borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 82. maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azami günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 45’ i olduğu şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Buna göre, yurtdışı hizmet borçlanmasında, ödenecek olan borç miktarı prime esas asgari günlük kazanç ile azami günlük kazanç arasında olmak üzere kişinin seçeceği matrah üzerinden belirlenen bir günlük borçlanma tutarı ile borçlanılacak gün sayısının çarpılması suretiyle hesaplanmaktadır.
Borçlanma başvurusunun yapıldığı tarih, borçlanma bedelinin tespitinde önemlidir.
Borçlanma bedelinin hesaplanmasına esas alınan sigorta primine esas asgari ve azami kazançlar her altı ayda bir artmaktadır. Bu nedenle, kişinin ödeyeceği borçlanma tutarının doğru tespit edilebilmesi için borçlanma başvurusunun yapıldığı tarihin doğru belirlenmesi hem kişi, hem de SGK açısından önem taşımaktadır.
Borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yoluyla veya SGK’ya doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin SGK evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınmaktadır.
Buna karşın, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde, Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin postaya verildiği tarih, SGK’ya intikal tarihi olarak kabul edilmektedir.
Tebliğ edilen yurtdışı borçlanma bedelinin üç ay içinde ödenmesi zorunludur.
3201 sayılı Kanunda yapılan yeni düzenleme ile borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Tahakkuk ettirilen borç tutarını yurt dışından ödeyecek olan sigortalı ve hak sahipleri Türk Lirası olarak bildirilen tutarın karşılığını Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından konvertibl sayılan döviz cinsinden ödeyeceklerdir. Ödemeler, borcun ödeneceği tarihteki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden yapılmalıdır.
Tahakkuk ettirilen prim borcunun tamamının, tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenmemesi halinde, borçlanma başvurusu geçersiz sayılmaktadır.
Bu durumda olanların yurtdışı hizmet sürelerini borçlanabilmeleri
için yeniden borçlanma başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Söz konusu üç aylık
süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde ise, ödenen miktar ile
orantılı olan süre geçerli sayılmakta, kalan sürenin borçlanılması içinse yeni
bir başvuruda bulunulması şartı aranmaktadır.
Borçlanma talep tarihindeki sigortalılık statüsünün ne olduğu
emeklilik şartlarının belirlenmesi açısından önemlidir.
7186 sayılı kanunla birlikte 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir;
“Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
01.08.2019 öncesinde aşağıdaki şekilde işlem yapılmaktaydı;
Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık (SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı) haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa BAĞ-KUR (5510/4-b) statüsünde geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceği kuralı getirilmiştir.
Örneğin; C şahsının yurtdışındaki 5000 günlük süresini 15.11.2010 tarihindeki talebi üzerine borçlandığını ve borçlanma talep tarihinde Türkiye’de hiçbir sigortalılığının bulunmadığını varsaydığımızda, borçlanacağı 5000 günlük yurtdışı borçlanma süresi BAĞ-KUR statüsünde kabul edilecektir.
Yukarıda verilen örnekte aynı kişinin 5000 günlük süresini 15.11.2010 tarihindeki talebi üzerine borçlandığını ve borçlanma talep tarihinde SSK statüsünde çalıştığını varsaydığımızda, bu kişinin borçlanacağı 5000 günlük süre SSK statüsünde kabul edilecektir.
Yapılacak yurtdışı hizmet borçlanmalarının hangi statüde kabul edileceği hususu kişinin hangi şartlarla (emeklilik yaşı, prim gün sayısı, sigortalılık süresi) emekli olacağı açısından önemlidir.
Zira SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığı statüsüne tabi sigortalıların emeklilik şartları birbirinden çok farklıdır ve bir kişinin hangi statüden emekli olacağı ise primi ödenmiş son 7 yılda (01.10.2008 tarihinden sonra sigortalı olanlarda ise tüm çalışma dönemi içerisinde) en fazla prim ödenen statüye göre belirlenmektedir.
Bilindiği üzere, 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanuna göre borçlanma başvurularının, 3201 sayılı Kanuna İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi ile yapılacağı hükme bağlanmıştır.
6/11/2011 tarihli ve 2011/48 sayılı Genelgenin YURTDIŞI BORÇLANMA İŞLEMLERİ başlıklı 2 nci bölümünün 1.4 maddesinde ise, "Yurtdışında geçen çalışma veya ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılmasına ilişkin yazılı talep, örneği Ek: l’de yer alan “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin usulüne göre doldurulup imzalandıktan sonra doğrudan ya da posta yolu ile Kurumun ilgili ünitesine ulaştırılması ile yapılacaktır." hükmü bulunmaktadır.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen Genelge hükmü doğrultusunda Kurumumuza yapılacak 3201 sayılı Kanuna göre borçlanma başvurularında ibraz edilen Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçelerinin imzalı olmaması halinde işleme konulmadan başvuru reddedilecek ve ilgiliye bu durum yazı ile bildirilecektir.
Bununla beraber, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılacak borçlanma başvurularında ibraz edilen bazı imzasız Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçelerinin, sevhen işleme konulduğu, borçlanmanın tahakkuk ettirildiği ve aylık bağlandığı saptanmıştır. İmzasız olduğu halde borçlanma talep dilekçeleri reddedilmesi gerekirken işleme alınarak tahakkuk ettirilen borçlarını ödeyenlerin borçlanma işlemleri iptal edilmeyecektir.
Diğer yandan, gerek sigortalılar gerekse Kurumumuz açısından olumsuz durum yaratılmaması bakımından, yurt dışı borçlanma başvurularında öncelikle dilekçelerin imzalı olup olmadığının kontrolü yapılacak ve imzasız talep dilekçeleri reddedilecektir.
Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.
3201’e göre Sosyal Güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkedeki hizmetleri borçlanır iken ilgili ülkedeki işe giriş tarihi ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmıyordu torba yasa ile birlikte anlaşmalı ülkelerdeki ilk sigorta girişi Türkiye’deki sigorta girişinden önce ise anlaşmalı ülkelerdeki girişi Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.
Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce akit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların akit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.
Bu ülkelerdeki sigorta girişleri, Türkiye’deki sigorta girişinden önce ise, borçlanma yapılması halinde, o ülkedeki sigorta girişi ilk sigorta girişi olarak kabul edilecektir.
MADDE 8
8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Başvurulacak kuruluşlar
“MADDE 3 – Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır.”
MADDE 9
3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “% 32’sidir.” ibaresi “%45’idir.” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Borçlanma tutarı ve borçlanma tutarının iadesi
Madde 4 – (Değişik: 17/4/2008-5754/79 md.) Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı, başvuru tarihindeki 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasında seçilecek günlük kazancın % 45'sidir.
Ancak, prime esas asgari günlük kazancın altında olmamak üzere borçlanma tutarına esas alt sınırı farklı bir miktarda belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Borçlanılan süreler, yurda kesin dönüş yapılmış olması şartıyla aylık tahsisi için yazılı talepleri halinde 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre değerlendirilir. ( bu cümle yürürlükten kaldırılmıştır)
Tahakkuk ettirilen borç tutarı, tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenir. Ödeme yapılan gün sayısı prim ödeme gün sayısına ve prime esas kazanca dahil edilir. Tahakkuk ettirilen prim borcunu tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenler için yeniden başvuru şartı aranır.
Borçlanmadan sonradan vazgeçenler ile yapılan borçlanma sonrasında aylık bağlanması için gerekli şartları yerine getiremeyenlere ve bunların hak sahiplerine talepleri üzerine yaptıkları ödemeler, faizsiz olarak iade edilir.
Ancak yurt dışında iken borçlanma isteğinde bulunacak sigortalı veya hak sahipleri Yeni Türk Lirası olarak bildirilecek tutarın karşılığını (…) cinsinden, Türkiye'de ise Yeni Türk Lirası olarak öderler.
MADDE 10
3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin başlığı “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” şeklinde, dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi”
Madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.
Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlan- gıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10/9/2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.
“Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
“Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.”
MADDE 11
3201 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına “aybaşından itibaren” ibaresinden sonra gelmek üzere “kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili sosyal güvenlik kuruluşunca” ibaresi eklenmiştir.
Kısmi aylıklar
Madde 9 – Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle sosyal güvenlik kanunlarına göre kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanlar, talep ettikleri takdirde, 4 üncü madde hükmüne göre tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla kısmi aylıkları, borçlarını ödedikleri tarihi takip eden aybaşından“kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili sosyal güvenlik kuruluşunca” itibaren tam aylığa çevrilir. Bu uygulamada borç miktarının tahakkukunda sözleşme akdedilen ülkenin sigorta kurumlarınca gönderilmiş olan hizmet cetvelindeki, tam aylığa yeterli olan gün sayıları nazara alınır.
Ancak, istekleri halinde sigortalı veya hak sahipleri, hizmet cetvelindeki gün sayılarının tamamını da borçlanabilirler.
MADDE 13
3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 9 – Kısmi aylık bağlanmış olanlar dahil olmak üzere bu maddenin yürürlük tarihinden önce yurt dışında geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunanlardan tahakkuk ettirilen borçlarını yasal süresi içinde ödeyenlerin, sigortalılık sürelerinin hangi statüde değerlendirileceğinin ve tahakkuk ettirilecek borç tutarının tespitinde önceki hükümler esas alınır.” (01.08.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girer)
Belçika Sosyal Güvenlik Anlaşması
Yeni Anlaşmada Belçika’daki sigortalılık başlangıcının Ülkemizde de başlangıç sayılacağına ilişkin düzenleme yer almamaktadır. Ancak, Anlaşmanın 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca anlaşmanın yürürlüğe girdiği 1 Eylül 2018 tarihinden önce Belçika’da çalışmaya başlayanların bu ülkedeki ilk işe giriş tarihi, Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeye devam edilecektir.
1 Eylül 2018 tarihinden sonra ilk defa Belçika’da çalışmaya başlayanların bu ülkedeki ilk işe giriş tarihleri ise Türkiye’de ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmeyecektir.
Yurtdışı borçlanması yapanlara emekli aylığının bağlanması belli şartlara tabidir.
3201 sayılı Kanunun 6. maddesinde borçlandırılan sürelere istinaden hangi şartlarla aylık bağlanacağı belirlenmiştir.
Buna göre; yurtdışı borçlanması yapanlara emekli aylığı bağlanabilmesi için;
Türkiye’ye kesin dönülmüş olması,
Tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması,
İlgili kanunlara göre emekli aylığına ilişkin şartların (yaş, sigortalılık süresi, prim gün sayısı) hak kazanılmış olması,
Kuruma yazılı başvuruda bulunulması, gerekmektedir.
3201 sayılı Kanunda 2008 yılında yapılan değişiklikle “kesin dönüş” kavramı yeniden tanımlanmıştır.
Buna göre, kesin dönüş kavramından aylığı talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesi, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunun anlaşılması gerekmektedir.
Buradaki sosyal yardım ifadesinden bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlaşılmalıdır.
Yurtdışından da aylık talebinde bulunulması mümkündür.
Aylık talebi başvurularında ilgili şahsın bizzat müracaat etmesi gibi bulunmamaktadır. Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ve 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesinin usulüne uygun doldurulup imzalandıktan sonra SGK’ nın ilgili ünitesine doğrudan başvuru yapılabileceği gibi, söz konusu belgelerin yurtiçi veya yurtdışından posta yolu ile de gönderilmesi suretiyle aylık talebinde bulunulabilmektedir.
Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ile 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi örnekleri SGK İl/Sosyal Güvenlik Merkezlerinden veya SGK internet sayfasındaki “form ve dilekçeler” bölümünden temin edilebilmektedir.
Yukarıda belirtilen şartları yerine getirenlerin emekli aylıkları, yazılı talepte bulundukları tarihi takip eden aybaşından başlatılmaktadır.
Ölüm halinde hak sahipleri de yurtdışı borçlanması yapabilir.
Türkiye’de hizmeti bulunmayan sigortalıların hak sahipleri ölenin yurtdışındaki hizmetleri emekli aylığı bağlanmasına yeterli ise öncelikle bu hizmetlerini 3201 sayılı Kanunun öngördüğü şartlarla borçlanabilirler.
Hak sahipleri emekli aylığına yetecek gün sayısı kadar borçlanabilecekleri gibi ölenin yurtdışında geçen hizmetlerinin tamamını da borçlanabilmektedir.
Türkiye’de hizmeti bulunmayan sigortalıların hak sahipleri, ölenin yurtdışında geçen hizmetlerinin tamamını borçlandıkları halde, bu hizmetler aylık bağlanması için yeterli olmadığı takdirde, ölenin askerlik süresinin tamamını ya da aylık almaya hak kazanacakları kadarını da borçlanabileceklerdir.
3201 Kanunda, hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için yurda kesin dönüş zorunluluğunun gerektiğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığından, hak sahiplerine borçlandıkları sürelere istinaden emekli aylığı bağlanmasında kesin dönüş şartı aranmayacaktır.
Türkiye’de veya yabancı bir ülkede çalışan veya yabancı ülkede sosyal sigorta ya da sosyal yardım alanların aylıkları kesilir.
Borçlandıkları sürelere istinaden aylık bağlananların emekli aylıkları, yurtdışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışmaya, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya başladıkları ya da Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına göre sigortalı olarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilmektedir.
Ancak, yukarıda belirtilen hükmün 2008 yılında yürürlüğe girdiğinden, kazanılmış hakların korunması bakımından 2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan Kanun ve yönetmelik hükümleri de göz önünde bulundurulmaktadır.
4/1-(c) KAPSAMINDAKİ SİGORTALILARIN BORÇLANMA İŞLEMLERİ
Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin anılan hükmü uyarınca, 02/04/2018 tarihinden itibaren 4(c) sigortalıların borçlanma başvuru talepleri ’’ Hizmet Takip Programı ‘’ üzerinden alınmaya başlanılacaktır.
v Hizmet Takip Programı (HİTAP) ( https://hitap.sgk.gov.tr/HitapWeb/) giriş sayfasında yer alan “Başvurular” kısmına “Borçlanma Başvuru” başlığı eklenmiştir.
v Borçlanma başvurularının ne şekilde yapılacağına ilişkin olarak hazırlanan “Borçlanma Başvuru Kılavuzu” ekte yer almaktadır.
v Borçlanma başvuru taleplerinin gönderilmesinde, Programa eklenecek belgelerinin “pdf” olarak düzenlenmesinde azami özenin gösterilmesi ve HİTAP WEB programında “Yardım Dosyaları ve İletişim” başlığı altında yer alan “ Borçlanma Başvuru Kılavuzu” ndan yararlanılması gerekmektedir.