1-İşyeri sahibiyim ve Bağkur kapsamında prim ödüyorum. Başka bir işverene tabi olarak SSK’lı çalışabilir miyim?
6111 sayılı kanunun 33. Maddesi ve 5510 sayılı kanunun 53.maddesine göre bağ-kura tabi faaliyetiniz var iken başka bir işyerinde SSK'lı olarak çalışabilirsiniz.6111 sayılı torba yasasında çıkan düzenlemeye göre başka bir işyerinde SSK'lı olarak çalışabilirsiniz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara tabi olanlara bağlanacak yaşlılık aylıkları aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına veya fiilî hizmet süresine ait aylık; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kanun hükümlerine göre, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi üzerinden, bu Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanacak aylığının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı veya fiilî hizmet süresi ile orantılı bölümü, aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak hesaplanır.
b) Sigortalının bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen sürelerdeki prim ödeme gün sayılarına ait aylığı, aylık talep tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 29 uncu madde hükümlerine göre hesaplanacak aylığının, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü kadardır. Ancak, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra geçen ve Kanunun yürürlük tarihinden önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınır.
c) Aylık, (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanan kısmî aylıkların toplamından oluşur. Aylıklar ayrıca 29 uncu maddenin son fıkrasına göre artırılarak belirlenir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin (a) bendine göre gösterge sistemi içinde hesaplanacak kısmî aylıklara esas gösterge, sigortalıların ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanacak olan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenir. Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelere ilişkin aylığın hesabında esas alınan asgari aylık tutarı ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık tutarı, toplam prim ödeme gün sayısı içinde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınır. Yurt dışı hizmet borçlanması yapanların aylıkları da yukarıda belirtilen fıkralara göre hesaplanır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı sayılanlardan, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ilgili kanun hükümleri ile bu madde hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlaması nedeniyle aylıkları kesilenlerden, işten ayrılarak yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunanların yeni aylıkları, bu Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre hesaplanır.
Malûllük ve ölüm aylıkları, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler, (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için ise bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre esas alınan süreler dikkate alınarak 27 nci veya 33 üncü madde hükümlerine göre hesaplanır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.
Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
Ülkemizde kişilerin sosyal güvencelerinin hangi statüde sağlanacağı, çalışma statülerine göre tespit edilmektedir. Bu anlamda sosyal güvenlik reformuna kadar kamu çalışanları T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi, bağımlı çalışanlar SSK’lı ve bağımsız çalışanlar BAĞ-KUR’ lu olarak kabul edilmişlerdir. Benzer bir ayrım, reform sonrasında da devam etmiş, bağımlı çalışanlar 5510 sayılı Kanunun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, bağımsız çalışanlar (b) bendi, kamu çalışanları ise (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmışlardır.
Öte yandan sosyal güvenlikte teklik ilkesi gereği, bir kimse aynı anda farklı sigortalılık statülerinden sadece birisine tabi olabilmektedir. Ne var ki uygulamada öteden beri özellikle SSK ve BAĞ-KUR statülerine aynı anda tabi olarak çalışma durumuyla karşılaşılmaktadır. ‘Hizmet çakışması’ olarak ifade edilen böyle bir durumda hangi statüdeki çalışmaların/hizmetlerin geçerli sayılacağı konusu, tartışma konusu olmuştur. Ancak 25 Şubat 2011 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı (Torba) Kanun, bu tartışmalara en azından bundan sonrası için son verecek bir düzenleme getirmiştir. Bu çalışmada, söz konusu düzenleme irdelenecek ve sigortalılar açısından sonuçları üzerinde durulacaktır.
6111 sayılı Torba Kanun öncesinde, aynı anda hem SSK (4/a) hem de BAĞ-KUR (4/b) kapsamında sigortalı sayılacak şekilde çalışması bulunan kişiler için hangi hizmetin geçerli sayılacağı, Sosyal Sigortalar Kurumunun 9/2/1993 tarihli ve 16-60 Ek Genelgesi, BAĞ-KUR Genel Müdürlüğünün 6/8/1993 tarihli ve 1993-1 sayılı Talimatı ve 18/9/1998 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi geçen hizmetlerin birleştirilmesiyle bu kurumlar arasında diğer İşlemlere ilişkin protokol kapsamında çözümlenmiştir. Söz konusu düzenlemelerde özet olarak “önce başlayan çalışma geçerli sayılır” ilkesi benimsenmiştir. Buna göre örneğin 1 Ocak 1998 tarihinde bir işyerinden sigortalı olan kişi, ertesi gün bir limited şirkete ortak olduğu takdirde, önce başlayan SSK’lı hizmetleri geçerli kabul edilmekteydi. Tersi durumda da BAĞ-KUR hizmetleri geçerli kabul ediliyor, sonra başlayan SSK’lı hizmetleri geçersiz kabul ediliyordu. Ancak örneğin aynı kişinin SSK’lı çalışmasına ara vermesi halinde, devam eden şirket ortaklığı dolayısıyla otomatikman BAĞ-KUR sigortalılığı başlatılıyordu.
SSK ve BAĞ-KUR hizmet çakışmalarında önce başlayan sigortalılığın geçerli sayılması, uygulamada özellikle BAĞ-KUR sigortalıları açısından bazı mağduriyetlere sebep olmuştur. Örneğin bir limited şirket olan aile şirketine sadece ‘kağıt üstünde’ ortak olan kişi, daha sonra başka bir işyerinde hizmet akdiyle çalışmaya başladığı halde, BAĞ-KUR sigortalılığı önce başladığı için SSK’lı hizmetleri geçersiz kabul edilmiştir. Ya da fiilen herhangi bir faaliyeti kalmadığı halde tüzel kişiliği sadece kaydı olarak devam eden bir şirketin ortağı, istese de SSK’lı olarak tescil edilememiştir.
Hizmet çakışmalarında yukarıda yer verdiğimiz sorun, Torba Kanunun 33. Maddesiyle sona erdirilmiştir. Söz konusu madde ile 5510 sayılı Kanunun 53. Maddesinin birinci fıkrası, “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.” Şeklinde değiştirilmiştir. 1 Mart 2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yapılan değişikliğe göre, 5510 sayılı Kanunun 4. Maddesinin birinci fıkrasının hem (a) hem de (b) bentlerine tabi olacak şekilde sigortalı olanlar için (a) bendi kapsamındaki hizmetleri geçerli olacaktır.
Torba Kanunla yapılan söz konusu değişiklik, 1 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, bu tarihten önce hem SSK hem de BAĞ-KUR kapsamında sigortalı sayılacak şekilde çalışması bulunup, bu tarih itibariyle de devam edenler, 1 Mart 2011 itibariyle otomatikman SSK (4/a) kapsamına alınacaklardır. Yani bu kişiler için talepte bulunma şartı aranmamıştır. Bunun yanında hizmet çakışması hallerinde, dileyen kişiler yazılı talepte bulunarak BAĞ-KUR kapsamında prim ödemeyi tercih edebileceklerdir. Ancak bu şekilde ödenen primlerden sadece iş kazası ve meslek hastalıkları primleri BAĞ-KUR kapsamında değerlendirilecek, diğer kısa vadeli sigorta yardımları ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından yine SSK’lı olarak kabul edileceklerdir. Buna göre yasa koyucu, emeklilik yönünden her halükarda SSK hizmetlerinin geçerli kabul edilmesini hükme bağlamıştır.
Hizmet bilgisi kırılımını vatandaşımıza aİt bilgilere www.turkiye.gov.tr adresinden giriş yapılarak hizmet dökümlerinden ne kadar gün prim sayısı olduklarına, işe giriş ve çıkış tarihlerine, çalışmalarındaki belge türlerine bakılarak bilgi aktarımı sağlanır.(SSK-BAĞ-KUR).
Hizmet bilgisindeki;
A: Asıl bildirge
I: İptal
E: Ek bildirge anlamına gelmektedir.
Ayrıca;
K:Kontrollü
S: Sahte
Ş: Şüpheli şeklindedir.
Buna Göre;
Sahte İşyerleri: Sahte İşyerinden bildirim yapılan hizmetler için hizmet bildirimi ve hizmet birleştirilmesi yapılmayacak , Hizmeti ve tescilinin iptal edilmesi gerektiği tespit edilen sigortalıların hizmeti ve tescili geciktirilmeksizin iptal edilecektir.
Kontrollü İşyerleri; Bu tür işyerlerinde "K" kodu konulan işyeri dosyaları hakkında denetim raporu sonucuna göre işlem yapılacak olup, "Kontrollü İşyeri" kodu konulduğu tarihten itibaren 1 aylık süre içinde işyeri tescil ve E-Sigorta servislerince işyerinin denetime çıkarılması hususunda işlem başlatılmakta ve ayrıca denetim sonuçlanıncaya kadar E- Bildirge şifresi askıya alınmaktadır.
Sigortalı tescil ve hizmet servislerince yapılan hizmet birleştirmelerinde "Kontrollü İşyeri" kodu bulunan işyerlerinden bildirilen hizmetler dikkate alınmayacaktır. Yapılacak denetim sonucunda "Kontrollü İşyeri" kodunun kaldırılmasına karar verilmesi halinde bu hizmetler hizmetlere dahil edilerek yeniden hizmet yazısı hazırlanacaktır. Sahte İşyeri olduğunun tespit edilmesi halinde sigortalıların hizmeti ve tescili geciktirilmeksizin iptal edilecektir.
Şüpheli İşyerleri: "Şüpheli İşyeri" kodu konulan işyerleri için bu kod konulduktan sonra 15 gün içerisinde denetime çıkarılması hususunda işlem başlatılmakta olup, denetim sonuçlanıncaya ya da bu işyerinin "Sahte İşyeri" olduğuna ilişkin kod konuluncaya kadar "Şüpheli İşyeri" kodu konulan işyerlerinden hizmeti bildirilen sigortalıların hizmet bildirimi ve hizmet birleştirilmesine devam edilecektir.